KURAN`I KERİM TÜRKÇE MEALİ (HİCR)

0 yorum 0 yorum Okunma Sayısı: 37 30 Mar 2009

HİCR:

1 – Elif, Lâm, Râ. Bunlar kitabın ve apaçık bir Kur`ân`ın âyetleridir.

2 – Bir zaman gelecek ki inkâr edenler, keşke müslüman olsaydık temennisinde bulunacaklardır.

3 – Onları bırak yesinler, içsinler, zevk alsınlar; arzu onları oyalasın ilerde bileceklerdir.

4 – Biz hiçbir memleketi (Allah katında) bilinen bir zamanı olmaksızın helak etmedik.

5 – Hiçbir millet, ecelinin önüne geçemez ve onu geciktiremez.

6 – Dediler ki: `Ey kendisine Kur`ân indirilen (Muhammed)! Sen mutlaka bir mecnunsun.`

7 – `Eğer peygamberlik davanda doğru kimselerdensen, bize melekleri getirmeliydin.`

8 – Biz o melekleri ancak, hak ile indiririz. Ve indirildikleri vakit de onlara (kâfirlere) hiç mühlet verilmez.

9 – Hiç şüphe yok ki, Kur`ân`ı biz indirdik, elbette onu yine biz koruyacağız.

10 – Andolsun, senden önceki milletler arasında da peygamberler gönderdik.

11 – Onlara hiçbir peygamber gelmiyordu ki onunla alay etmiş olmasınlar.

12 – Biz o küfrü suçluların kalbine işte böyle sokarız.

13 – Kur`âna iman etmezler, halbuki öncekilerin sünneti (inanmadıkları için başlarına gelenler) gelip geçmiştir.

14 – Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar,

15 – `Gözlerimiz perdelendi, daha doğrusu bize büyü yapılmıştır` derler.

16 – Andolsun biz, gökte birtakım burçlar yarattık ve bakanlar için onu süsledik.

17 – Ve göğü taşlanan bütün şeytanlardan koruduk.

18 – Ancak kulak hırsızlığı eden şeytan hariç, onu apaçık bir alev sütunu takip eder.

19 – Yeryüzünü düzgün bir şekilde yarattık ve oraya sabit dağlar yerleştirdik. Orada hikmetle ölçülmüş her şeyden bitkiler bitirdik.

20 – Orada hem sizin için, hem de sizin rızıklarını veremediğiniz kimseler için geçim yollarını yarattık.

21 – Her şeyin hazineleri yalnız bizim yanımızdadır. Fakat biz, onu ancak ihtiyaca göre, belli ölçülerde veririz.

22 – Biz rüzgarları aşılayıcı olarak gönderdik ve gökten bir su indirip sizi onunla suladık. O suyu hazinelerde tutan da siz değilsiniz.

23 – Elbette biz diriltiriz ve biz öldürürüz! Ve hepsinin varisleri de biziz.

24 – Andolsun ki biz, içinizden İslâm`da öne geçmek isteyenleri de biliriz, geri kalmak isteyenleri de biliriz.

25 – Şüphesiz Rabbin O`dur ki, onları kıyamet gününde hesaba çekmek için toplayacaktır. O, hikmet sahibidir, bilendir.

26 – Andolsun ki biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.

27 – Cinleri de daha önce insan vücudunun gözeneklerinden geçebilen güçlü bir ateşten yarattık.

28 – Ey Peygamber! Rabbinin meleklere şöyle dediğini hatırla: `Ben, kuru balçıktan, şekil verilmiş kokuşmuş çamurdan bir insan yaratacağım.`

29 – Ben, onun yaratılışını tamamladığım ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın.`

30 – Bunun üzerine meleklerin hepsi toptan secde ettiler.

31 – Yalnız İblis hariç. O secde edenlerle beraber olmaktan çekinmişti.

32 – Allah buyurdu ki: `Ey İblis! Ne oluyor sana da, secde edenlerle beraber olmuyorsun?`

33 – İblis şöyle dedi: `Kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattığın bir insana secde edemezdim.`

34 – Allah şöyle buyurdu: `Öyle ise oradan çık! Sen, artık kovulmuş birisin.`

35 – `Kıyamet gününe kadar lanet senin üzerindedir.`

36 – İblis: `Rabbim! Öyle ise insanların kabirlerinden kaldırılacakları güne (kıyamete) kadar bana mühlet ver` dedi.

37 – Allah buyurdu ki: `Sen mühlet verilenlerdensin.`

38 – `Allah katında bilinen vaktin gününe kadar…`

39 – İblis şöyle dedi: `Rabbim! Beni saptırdığın için, mutlaka ben de yeryüzünde onlara günahları süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım!`

40 – `Ancak içlerinden ihlaslı kulların müstesnâdır.`

41 – Allah şöyle buyurdu: `İşte bana ulaşan dosdoğru yol budur.`

42 – `Sana uyan azgınlardan başka, kullarımın üzerinde hiçbir nüfuzun yoktur.`

43 – `Şüphesiz ki onların hepsine vaad edilen yer cehennemdir.`

44 – `Cehennemin yedi kapısı vardır. O kapıların herbiri için birer grup ayrılmıştır.`

45 – Allahtan korkanlar, elbette cennetlerde ve pınarların başındadırlar.

46 – Onlara: `Selametle güven içinde oraya girin` denir.

47 – Biz o cennetliklerin kalblerindeki kinleri çıkarır atarız. Hepsi kardeşler olarak sevinç içinde karşılıklı koltuklara otururlar.

48 – Orada kendilerine hiçbir yorgunluk gelmeyecek. Oradan çıkarılacak da değillerdir.

49 – Kullarıma haber ver ki, gerçekten ben çok bağışlayıcı ve pek merhamet ediciyim.

50 – Bununla beraber azabım da çok acıklı bir azabdır. Bunları geçmişten bazı örneklerle açıklamak üzere:

51 – Hem o kullara, İbrahim`in misafirlerinden de haber ver.

52 – Hani melekler, İbrahim`in yanına girdikleri zaman, `selam` demişler, İbrahim de onlara: `Biz sizden korkuyoruz` demişti.

53 – Melekler: `Korkma! Gerçekten biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz` dediler.

54 – İbrahim dedi ki: `Bana ihtiyarlık gelmişken, beni mi müjdeliyorsunuz, neye dayanarak beni müjdeliyorsunuz?`

55 – Melekler: `Seni gerçekle müjdeliyoruz. Sakın Allah`ın rahmetinden ümidini kesenlerden olma!` dediler.

56 – İbrahim dedi ki: `Rabbimin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?`

57 – `Ey elçiler! Başka ne işiniz var?` dedi.

58 – Melekler şöyle dediler: `Biz suçlu bir kavmi cezalandırmak için gönderildik.

59 – Ancak Lût ailesi müstesnâdır. Biz, onların hepsini muhakkak kurtaracağız.

60 – Yalnız Lût`un karısı müstesnâ, çünkü onun helak edilenlerle birlikte yok edilmesini takdir ettik.

61 – Melek olan elçiler, Lût kavmine gelince,

62 – Lût dedi ki: `Doğrusu siz ürkülecek bir kavimsiniz.`

63 – Elçiler dediler ki: `Bilakis biz sana onların şüphe ettiği azabı getirdik.`

64 – `Sana gerçeği getirdik; biz elbette doğru söylüyoruz.`

65 – `Gecenin bir bölümünde aileni yola çıkar, sen de arkalarından yürü ve sizden kimse ardına bakmasın; istenen yere gidin.`

66 – Biz, Lût`a şu kesin emri vahyettik: `Bu kâfirler sabaha çıkarken muhakkak kökleri kesilmiş olacaktır.`

67 – Şehir halkı, insan şeklindeki güzel yüzlü melekleri görünce, onlara iğrenç işlerini yapabileceklerini düşünüp sevinerek geldiler.

68 – Lût, kavmine şöyle dedi: `Bunlar benim misafirlerimdir, beni rüsvay etmeyin.`

69 – `Allah`tan korkun! Beni mahcub etmeyin.`

70 – Lût kavmi şöyle dedi: `Biz sana kimsenin koruyuculuğunu yapmamanı söylememiş miydik?`

71 – Lût şöyle dedi: `İşte kızlarım! Düşündüğünüzü yapacaksanız (onlarla evlenin).

72 – Resulüm! Ömrüne yemin olsun ki gerçekten onlar, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.

73 – Güneş doğarken o korkunç çığlık onları yakaladı.

74 – Biz, onların şehirlerinin üstünü altına geçirdik ve üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.

75 – Gerçekten bunda, düşünen keskin anlayışlılar için ibretler vardır.

76 – Hem o Lût kavminin bulunduğu şehir harabesi bir yol üzerinde bulunmaktadır.

77 – Şüphesiz ki, bunda iman edenler için bir ibret vardır.

78 – Eyke halkı da gerçekten zalimlerdi.

79 – Biz Eyke halkından da intikâm aldık. İkisi de (Eyke ve Medyen) açık bir yol üzerindedir.

80 – Şüphesiz ki, Hıcr halkı da peygamberleri yalanladılar.

81 – Biz, onlara âyetlerimizi vermiştik de onlar, yüz çeviriyorlardı

82 – Onlar, dağlardan emniyetli emniyetli evler yontuyorlardı.

83 – Onları da sabahleyin korkunç bir çığlık yakaladı.

84 – Kazanmakta oldukları şeyler, onlardan hiçbir zararı savmadı.

85 – Biz gökleri, yeri ve aralarındaki varlıkları ancak hak ve hikmetle yarattık ve elbette ki, kıyamet kopacaktır. (Ey Peygamber!) Şimdi sen onlara yumuşak davran ve güzel muamele et.

86 – Şüphesiz Rabbin kemaliyle yaratandır ve iyi bilendir.

87 – Andolsun ki, biz sana tekrarlanan yedi âyeti (Fatihayı) ve yüce Kur`ân`ı verdik.

88 – Sakın o kâfirlerden birtakımlarına verip de kendilerini zevklendirdiğimiz şeye (mal ve servete) heveslenip göz dikeyim deme. Onlardan dolayı üzülme. Müminlere merhamet kanatlarını indir.

89 – De ki: `Şüphesiz ben apaçık bir uyarıcıyım.`

90 – (İnanmazsanız başınıza) tıpkı o taksimcilere (yahudi ve hıristiyanlara) indirdiğimiz azap gibi (bir azab inecektir).

91 – Onlar, Kur`ân`ın bir kısmına inanıp bir kısmına inanmayarak onu kısım kısım böldüler.

92 – 93 – Rabbin hakkı için biz, mutlaka onların hepsini yaptıklarından dolayı hesaba çekeceğiz.

94 – Şimdi sen emrolunduğunu açıkça tebliğ et. Müşriklerden yüz çevir.

95 – Muhakkak ki alay edenlere karşı biz sana yeteriz.

96 – Onlar Allah ile birlikte başkasını ilâh edinenlerdir. Onlar yakında bileceklerdir.

97 – Gerçekten biliriz ki, onların söylediklerine göğsün daralıyor.

98 – O halde Rabbini hamd ile tesbih et. Ve secde edenlerden ol.

99 – Ve sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et.

Bu konunun orjinaline BURADAN ulaşabilirsiniz.

Etiketler:
İsim (GEREKLİ)

E-Posta (GEREKLİ-GÖRÜNMEZ)

WEB

Mesajınız